DOLAR 5,7291
EURO 6,3580
ALTIN 276,3
BIST 95.522
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Balıkesir 31°C
Parçalı Bulutlu

POSTMODERN DARBE: 28 ŞUBAT BALANS AYARI YAPILMIŞ OLDU

POSTMODERN DARBE: 28 ŞUBAT BALANS AYARI YAPILMIŞ OLDU
28.02.2017
13
A+
A-

Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş, Refah Partisi’nin “ülkeyi iç savaşa sürüklediğini” söylüyordu. Bu arada bir ek ödenek krizi yaşanıyor ve maliye bakanı Abdüllatif Şener’le Çevik Bir karşı karşıya geliyordu. Araya giren Başbakan Erbakan tarafları bir araya getiriyor ve 50 trilyon ek ödenek Genelkurmay’ın kullanımına veriliyordu.Genelkurmay’da 10 Haziran’da düzenlenen brifingde hükümet direkt olarak suçlanıyordu. Refah Partisi’nin planlı irticai faaliyet içinde olduğu iddia ediliyordu. Bu iddialara bizzat Başbakan cevap veriyordu: “Genelkurmay işine baksın” Başbakanın bu açıklamasına çok sert bir cevap geliyordu. “Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmaya çalışan irticaya karşı mücadelede gerekirse silah kullanılacağı” açıklanıyordu.

Ülkede 28 Şubat’ın tüm etkileri görülüyordu. Cumhurbaşkanı Demirel, sürpriz bir kararla hükümet kurma görevini Mesut Yılmaz’a veriyordu. Demirel’in bu sürprizine en büyük tepki Çiller’den geliyordu. Başbakanlık hayali suya düşmüştü. Mesut Yılmaz hükümet kurma çalışmalarında ilk ret cevabını Çiller’den alıyordu. Çiller, “konuşmam bile” diyecekti.Bu ret cevabına rağmen Yılmaz hükümeti kuruyordu. Aynı günlerde dinleme davasıyla ordu-polis arasında ciddi bir gerginlik yaşanıyordu. Meral Akşener’in ordu içinde bir cunta olduğundan bahsetmesini bir kısım medya çok ciddi eleştiriyordu. Bu arada BÇG’nin yasal olup olmadığı tartışılıyordu.Artık 28 Şubatçılar ne derse o oluyordu. Ülkede bir askeri vesayet olduğu aşikardı. Çiller’e CIA ajanlığı soruşturmasının başladığı gün, Bülent Orakoğlu tutuklanıyor, Meral Akşener’e inceleme başlatılıyordu. Ve 8 yıllık kesintisiz eğitim için yapılan protestolar ortalığı karıştırıyordu.Bu arada yine Batı Çalışma Grubu gündeme geliyordu. Genelkurmay Başkanı Karadayı, grubun faaliyetinin sona erebileceği yolunda ilk işareti vermişti. Askeri şurada komuta kademesi değişiyor, yeni yüzlerle tanışıyorduk.

Ülke balans ayarı sayesinde alt üst olup, bütün dengeleri mahvolmuşken, yeni kurulan hükümette 28 Şubatçıları tatmin etmeyecekti. Türk basınının bir kısım kalemleri bu durum karşısında neredeyse zil takıp oynayacaktı. Bu arada o günlerde adı geçen Batı çalışma grubunun gazetelere yansımadığını görüyoruz. Türkiye’nin kalbine saplanan postmodern darbe: 28 Şubat

TBMM tarihi bir çalışmayla 12 gün 10 gece çalışarak 8 yıllık kesintisiz eğitim yasasını kabul ediyordu. Yarı uyur yarı uyanık çalışan Meclis’in bu tavrı görülmeye değerdi. Bu arada 28 Şubatçıların endişelerini Yılmaz hükümeti de dindirememişti. Yılmaz’ın bu duruma verdiği tepki ilginçti. Refah-yol hükümetinin devrilmesine rağmen giderilemeyen endişeler neticesinde, Batı Çalışma Grubu günde 2 kez toplanır olmuştu.Ancak Başbakan Mesut Yılmaz aynı görüşte değildi. Yılmaz “Batı Çalışma Grubu’nun hukuki ve siyasi gereğinin kalmadığını söyleyerek, faaliyetlerin sona erdiğini vurguluyordu. Refah Partisi’nin kapatılması davasında konuşan Savcı Vural Savaş, “Dünyada kapatılan hiçbir parti, Refah Partisi kadar kapatılmayı hak etmemiştir” diyerek ilginç bir yorum yapıyordu. Aynı günlerde toplanan Milli Güvenlik Kurulu 28 Şubat kararlarının devamı niteliğinde kararlara imza atıyordu.

Yüksel KALKAN

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.