DOLAR 5,6541
EURO 6,3405
ALTIN 259,1
BIST 101.849
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Balıkesir 30°C
Rüzgarlı

BASINA VE KAMUOYUNA, ŞİDDET KADER DEĞİLDİR!

BASINA VE KAMUOYUNA, ŞİDDET KADER DEĞİLDİR!
25.11.2016
10
A+
A-

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü. Mirabel kardeşler, bundan yaklaşık 55 yıl kadar önce, 25 Kasım 1960 tarihinde faşist bir diktatörlükle yönetilen ülkeleri Dominik’te, özgürlük mücadelesi verirken öldürüldüler. Bu gün dünyada ve Türkiye’deki kadın hareketinin sembolü oldu

Son yıllarda kadına ve yadsc_0069şama düşmanlık, dört bir koldan hücuma geçmiş durumda.

Nefret suçları, kadın düşmanı politikalar, kadın cinayetleri, taciz, tecavüz vakaları her geçen gün artmaya devam ediyor ve biz kadınlar, hayatlarımızı paramparça eden bu şiddetle baş başa bırakılıyoruz.

Sadece Ekim ayında 23 kadın ve 2 kız çocuğu erkekler tarafından öldürüldü; medyaya 4 tecavüz,13 taciz vakası yansıdı, 32 kız çocuğu cinsel istismara uğramdı, bunlardan 10’u okullarda yaşandı, işitme engelli bir kız çocuğuna tecavüz edildi; 27 kadın şiddete uğradı. Kadınların büyük çoğunluğu ise ayrılmak/boşanmak istediği ya da barışma teklifini reddettiği için öldürüldü.

Çocuk yaşta evlilikler ve çocuk istismarı sistematik bir şekilde yaygınlaşmaktadır. Cinsel suçların yüzde 46’sı çocuklara karşı işlenirken cezaevlerinde, vakıflarda, yurtlarda yaşanan cinsel istismar ve cinsel saldırıların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Ülkemizde her beş evlilikten biri 18 yaşından küçük çocuklarla gerçekleşmektedir.

17 Kasım Perşembe gecesi, AKP’li 6 erkek vekilin imzasıyla meclise sunulan Önerge, geçmiş cinsel suçları aklayarak, çocuk istismarcılarını affetmeyi hedefliyordu. Kabul edilmesi halinde bir anlamda kız çocuklarının 12 yaşından itibaren cinsel saldırıya ve zorla evlilik şiddetine maruz bırakılmasının “yasal zemini” hazırlayacak olan tasarı, tüm ülkede kadınların ortaya koyduğu örgütlü tepki ile geri çekildi. Tüm dünya çocukların cinsel istismarı ile mücadele ederken, çocuk yaşta zorla evlendirmeler yasaklanırken hatta asgari evlilik yaşı yükseltilirken, Türkiye’deki geriye gidişi kabul etmemiz mümkün değildir.

Aile içinde, eşitlik, hak isteyen kadınlar koca, baba, erkek kardeş şiddetine maruz kalırken, toplumsal düzlemde de hak isteyen örgütlü kadınlar devlet şiddetine maruz kalmaktadır. Şiddetin bu kadar görünür olduğu bir dönemde; çocuk hakları için, şiddetin ve ayrımcılığın ortadan kalkması için, kadına yönelik şiddetin önlenmesi için, cinsiyet eşitliği sağlanması için çalışma yapan birçok kadın derneği KHK’lerle kapatılmıştır.

Kadınlara şiddet uygulanması bir insan hakkı ihlalidir. Devletin tüm kurumlarıyla sorunu çözme görevi vardır.

Kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığın sona erdirilmesi için, cinsiyet ayrımcı politikalar, yasalar ve uygulamalar kaldırılmalı, eylem ve eğitim projeleri kadın örgütleriyle birlikte yaşama geçirilmelidir.

Şiddete uğrayan kadınlar için kadın danışma merkezleri ve sığınma evleri açılmalı; şiddet görmüş kadınlara ücretsiz danışmanlık, ekonomik, psikolojik ve tıbbi destek ve yasal yardım yapılmalıdır.

Ayvalık Belediyesi, burada yaşayan ve son beş yıldır kadın danışma merkezi açılması için defalarca imza kampanyası yürüterek belediyeye bizzat başvuran fakat sonuç alamayan biz kadınların sesini bir kez de buradan duymalıdır! Ayvalıklı kadınlar olarak, tüm ülkede olması gerektiği gibi Ayvalık’ta da bir kadın danışma merkezinin artık açılmasını, bu konuda verilen sözün artık hayata geçirilmesini talep ediyoruz.

Biz kadınlar, kadın cinayetlerinin politik olduğunu; erkek-devlet-sermaye işbirliği ile sistematikleştiğini biliyoruz. Kadının cinsel, fiziksel, psikolojik bütünlüğünün dokunulmaz olduğunu; kadının insan haklarının temel insan hakkı olduğunu bir kez daha hatırlatıyor; kadına yönelik her türlü şiddet, zulüm, taciz, tecavüz ve her türlü ayrımcılık sonlanıncaya kadar mücadelemizi Mirabel Kardeşlerin bıraktığı yerden kararlı bir biçimde sürdüreceğimizi yüksek sesle ifade ediyoruz.

Tecavüzün meşrulaştırılmasına ve kadın mücadelesine mühür vurulmasına izin vermedik, vermiyoruz!

Kadınlar olarak, bu gün ve her gün, daha güvenli bir ülkede, insan onuruna yakışır, şiddetten uzak ve eşit bir hayat istiyoruz!

Kadın, yaşam, özgürlük! Yaşasın kadın dayanışması!

Ayvalık Bağımsız Kadın İnisiyatifi

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.