DOLAR 5,6541
EURO 6,3405
ALTIN 259,1
BIST 101.849
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Balıkesir 30°C
Rüzgarlı

İKİNCİ VE ÜÇÜNCÜ KUŞAK MÜBADİLLER ‘ADA VATANDAN ANA VATANA’ GELİŞİ HATIRLADI

İKİNCİ VE ÜÇÜNCÜ KUŞAK MÜBADİLLER ‘ADA VATANDAN ANA VATANA’ GELİŞİ HATIRLADI
20.11.2016
16
A+
A-

Ayvalık Giritliler Derneği tarafından düzenlenen ‘Ada Vatandan Ana vatana’ başlıklı panelde, Girit Adası’ndaki tarihsel süreç ve adadan Türkiye’ye mübadele konusu ele alındı.  Doç. Dr. Nuri Adıyeke, tarihin ceset saymak için değil ders çıkarmak için olduğunu hatırlatırken Prof. Dr. Ayşe Nükhet Adıyeke, göçmenlerin vatana sahip çıkma konusunda örnek alınması gerektiğini vurguladı.

Sanat fabrikası’nda Cumartesi günü saat 14.00’te başlayan

dsc_0355panele Prof. Dr. Ayşe Nükhet Adıyeke ve Doç. Dr. Nuri Adıyeke konuşmacı olarak katıldı. Paneli aralarında Ayvalık Belediye Başkanı Rahmi Gençer, belediye meclis üyeleri, CHP ilçe Başkanı Ahmet Toker, Cumhuriyet Kadınları Derneği Başkanı Gülden Sarıbaş’ın da bulunduğu çok sayıda kişi dinledi.

“MÜBADELE DENİLEN BÜYÜK OLAYIN ÜZERİNDE 93 YIL GEÇTİ, ÇOK ZAMAN KAYBETTİK”

Panelin açılış konuşmasında Ayvalık Giritliler Derneği Başkanı Coşkun Tunçmen, “Bir gün sanki orada hiç yaşamamışlar gibi koparıldılar. Kan döktükleri, can verdikleri, vatan bildikleri topraklarından ektikleri tohum toprakta, sütünü sağdıkları hayvanları ahırda, pişirdikleri yemekleri tencerede kaldı. Evlerinin kapılarını bile kilitleyemediler, aralık bıraktılar. Son kez arkalarına bakmak istediler, yürekleri dayanmadı, yapamadılar. Çaresiz meçhule doğru yürüdüler. Tarihin en büyük, en acılı, en çileli ve zorunlu göçüydü. Üzerini öylesine örttüler ki, göçü onaylayanlar da yaşayanlar da yıllarca hep sustular. Tarihin derinliklerinde unutmak, unutturulmak istenen, adına Mübadele denilen bu büyük olayın üzerinden 93, neredeyse 94 yıl geçti. Çok zaman kaybettik. Ancak bugün ikinci ve üçüncü kuşak mübadil çocukları ve değerli araştırmacı yazarlarımız ve hocalarımız mübadele tarihimizi gelecek kuşaklara aktarmak adına büyük hizmet vermektedirler” dedi.dsc_0322

“TARİH, CESET SAYMAK DEĞİL, ACILARIN BİR DAHA YAŞANMAMASI İÇİN GEREKLİ”

Girit tarihi ile ilgili bilgi veren Doç Dr. Nuri Adıyeke, Girit Adası’nın diğer adalardan çok farkı olduğunu ve çok sayıda kültürü harmanladığını söyledi. Girit kültürü üzerinde ağır bir Venedik etkisi olduğunu bunun da Venedik’ten adaya ağır bir sürgün nedeniyle olduğunu belirten Adıyeke, “Çok eski dönemlerden beri kültür harmanı oluşturmuş bir yer Girit. Osmanlı Balkan savaşından sıyrılmak için alın adaları dedi. 1913-25 arası ciddi sancılı bir dönem.  Tarihte yaşananları anlatıp ceset saymak değildir amaç. Tarihte iki toplumda acı çekti. Bundan sonra çekmemelerinin şeklini aramaları lazım. Derneklerimizin amacı da bu bizim kültürümüz, bunu gelecek nesillere aktarmalıyız. Bu nedenle Giritliler bizi besliyor, anlattıkları, belgelerle, olmadık hikayelerle besliyorlar ve bunun için onlara teşekkür ediyoruz” dedi.  Akademisyen olarak çalışma alanı açısından çok şanslı olduklarını belirten Prof. Dr. Ayşe Nükhet Adıyeke, “Bu kültürü yaşatmak önemli ve bu acıların tekrar yaşanmaması gereken derslerin çıkartılması için biz bu çalışmaları yapıyoruz” dedi.

“GÖÇMENLERİ, VATANINA SAHİP ÇIKMA KONUSUNDA ÖRNEK ALMALIYIZ”dsc_0342

Prof. Dr. Ayşe Adıyeke, “Giritliler kendilerini farklı tanımlar. Muhacir ya da mübadil değil ‘Giritliyim’ der. Mübadil olduğunu ikinci cümlede söyler. Giritliler adadaki yaşan tarzları, beraber getirdikleri kültürel, dilsel özellikler ile diğer göçmenlerden farklılaştırır ve ayrılaştırırlar. Bu nedenle birçok muhacir derneklerinin yanı sıra Giritliler Derneği de kurulmaya başlandı. Bu farklı kimliğe sahip olmanın tarihsel nedenleri var” dedi. Göçmeleri vatana sahip çıkma konusunda örnek almak gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Adıyeke, “Beslendikleri, doydukları vatanlarına en çok onlar sahip çıkarlar ve onları örnek almalıyız. Vatan kaybetmenin acısını bizim kuşağımız anlamadı ama bizden ve ondan öncekiler yani birinci ve ikinci kuşak mübadiller bunun acısını çok uzun süre yaşadılar. Uzun süre de sustular, bir şey anlatmadılar. Çocuklarının teşvik etmesi ve zorlaması ile bir takım şeyleri zaman zaman ortaya koydular ama çoğunlukla anlatmama taraftarı oldular. Bu konular uzun süre sanki bir sır gibi her iki tarafta da, Yunanistan’da da Türkiye’de de mübadele konusu bir sır gibi aileler içinde kaldı. 1999 ‘da yaşanan Marmara depremi sonrasında Yunanistan’dan gelen kurtarma derneklerinin davranışları ve o dönemin konjonktürü ile de ilişkili iki ülke arasındaki ilişkiler yumuşamaya başladı. Bir takım sorunlar hala devam ediyor ama en azından toplumsal anlamda, tabanda karşılıklı bir ilişkide yumuşama, karşılıklı gidip gelme, eski vatanlarını görme, oralara karşı merak, yolculuklar yapılması sonucu son zamanlarda göçmen, mübadil konularına Giritli kimliklerine yönelik ilgi çoğaldı” dedi.

Görüntü dökümü;

Ayvalık Giritliler Derneği başkanı açılış konuşması

Panel  konuşmacılarının anlatımlarından bölümler

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.